İzmarit balığı ve av teknikleri

İzmarit Balığı ve Av Teknikleri

İzmarit Balığı ve Av Teknikleri, Yurdumuzdaki tüm sularda bulunurlar. Genelde kışı derin sularda veya kanalda geçiriler. Bu arada 120m derinliklere kadar indikleri olur. Baharda Marmara denizinde boğaz civarında kışlayan bazı sürüler kanalı ve İstanbul boğazını takiben Karadeniz’e çıkar, sonbaharda aynı yolla Marmara’ya dönerler.

Yazın kıyılara sokulurlar. Çoğu zaman su üstünden bakınca görülecek kadar sığlıklarda gezen izmarit bu alışkanlığı ile pek çok amatörün balıkçılığa başlamasında önemli rol oynamıştır denebilir. Genellikle kumlu, çamurlu diplerde gezinir ve yemlenirler.

Korunma ve yemlenme amaçlı olarak kayalık, yosunluk alanların etrafında veya içinde de dolaşırlar. Üreme dönemleri hariç sürüler halindedirler, birlikte gezer ve yemlenirler. Yani balık bulundu mu aynı yerde uzun süre av verir. Bol av veren bir yer her zaman çok bol olmasada devamlı olarak izmarit yakalanabilecek bir yer olarak belirlenmeli kerterizi alınmalıdır.

Evet, gelelim izmarit avına izmaritin avcılığı çok zevklidir. Kurnaz ve çok hareketli olduğundan oltaya vuruşu, çekerken gösterdiği direnç amatöre hoşça vakit geçirtir.

İzmarit balığının başlıca yemi midyedir. Bundan başka karides parçası, sülünes, akyem olan balıkların sırt tarafından alınacak et parçası bu et parçası derisi ile kullanılabileceği gibi derisi soyulursa daha iyi sonuç verir. Balık bu yine de yeme nazlı vurur.

Çok uyanık ve çevik olan izmarit oltaya vurduğunda sülünez, karides ve balık etini kolay alamaz, ama midyeyi çok kolay alır. Bunu önlemek için toplanan midyeler bir bıçakla açılarak gazete veya tülbent üzerine dizilir, çok hafifçe tuzlanan midyeler gazete kağıdı da hafifçe rutubetlendirildikten sonra sarılarak buz dolabında veya serin bir yerde muhafaza edilirse suyunu kaybeder ve yapış yapış bir hal alır.

Fazlaca midye varsa yeteri kadar porsiyonlar ayrı ayrı hazırlanır ve buzlukta saklanırsa uzun süre el altında hazır yem var demektir. Bu durumdaki midye iğneye bir kere saplanır iğne sapına sarılarak tekrar gerekirse bir kaç kez saplanır, sarkan uzun parça kalmamasına dikkat edilmelidir.

İğne ucu da hemen ele takılacak kadar uçta ama örtülü kalmalıdır. Eskiler minik minik midyeleri tek tek açıp tek tek takmayı tavsiye eder; ama bu işlem ömür törpüsüdür, çok eskiden denemiştim. Büyük midyeleri yukarıdaki yöntemle kurutup bıçakla keserek kullanmayı tercih ederim ve bir verim azlığı problemi görmüyorum.

İlla küçük midye kullanacağın derseniz kıyıda yakacağınız bir ateş üzerine konacak saç üzerine dizilen mucur midyeler ısınıp açılınca ateşten alınıp eti kabuktan sıyrılır kullanılır. Bu şekilde ısınırken su kaybeden midye eti de güzel yem olur. Yem olarak karides kullanılıyorsa kabuğu soyulan karides eti iğneye uygun boyda kesilerek takılır, sülünes de aynı yöntemle kullanılır.

Ben kullanmadım ama tavuk etinin de yem olarak kullanıldığında izmarit avında çok başarılı olduğu söylenir. Özellikle daha sertçe ve beyaz olan göğüs kısmından alınacak parçalar izmarite yem olarak kullanılabilir.

İzmarit gece oltaya vurmaz, güneş battıktan sonra av kesilir.

Amatör açısından yemli avcılığı makbul olan izmariti avlamanın yolu tek ama takımları farklıdır:
1. Üç köstekli takım.
2. İzmarit çaparisi.
3. Savurma takım.

Üç Köstekli Takım

Bu takımda 0.40mm veya 0.35mm ana beden, 0.25-0.30mm beden, köstekler için ise 0.20mm misina kullanılır. Köstek boyları 10-12cm’dir. İğneler 9-14 numara olmalıdır. İğne ne kadar küçükse takım o kadar avcı olacaktır. İskandil derinliğe göre 30-150gr arasında değişir. Oltanın ucuna eklenen 1cm’lik hatta daha ufak bir fırdöndüye beden bağlandıktan sonra takım hazırdır.

İzmarite uygun yemle yukarıda anlatıldığı gibi yemlenen takım, dibe indirilir iskandil dibe değince durulur. Hafifçe gergin (apiko) tutulan takım hareket ettirilmeden balığın vurması beklenir.

İzmarit çok hareketli ve sert bir balıktır yeme sertçe vurur, bu vuruşta ya iğneyi de yutar ya yemi alır. Bazen de her ikisi de olmaz tekrar vurarak yemi almaya çalışır. Genelde vuruşların yarısından fazlasında yakalanmaz, ama o vuruşlar amatöre büyük heyecan verir.

Vuruşu hissettiğinizde hafifçe tasmalayarak eğer iğne balığın ağzına girdiyse oturmasını sağlayabilirsiniz. Balık ilk vuruşta yakalandıysa ve yukarı doğru fırlarsa bir an için olta boşa çıkmış gibi olur, yine de hafifçe tasmalamakta yarar vardır.

İlk balık yakalandıktan sonra çekmeyip beklerseniz ya yakalananı da kaybedersiniz ya da diğer iğnelere de balık dolar. Oltada olan izmarit fazla çırpınır veya siz diğer balıklar için sertçe tasmalarsanız körüklü ağzı yırtılarak kaçabilir.

Yakalanan balıkları çekerken de buna dikkat etmeli hızla çekerek körüklü ağızlarının yırtılmasına ve kaçmalarına izin verilmemelidir. Bu takım sandaldan veya iskele, duba üstünden veya yüksek kıyılardan kullanılabilir. El oltası olarak düzenlenebileceği gibi makinalı kamışlı takım olarak da düzenlenebilir.

Kıyıdan (köprü, iskele üstü gibi) kullanımında makinalı kamışlı olarak düzenlenmesi kullanımında büyük kolaylık getirir.

İzmaritin bu ve diğer takımlarla avlanmasında eğer avcılık sandaldan yapılıyor ise sandal akıntıya bırakılmamalı, demir atılarak sabitlenmelidir. Tonoza almaya gerek yoktur tek demir yeterli olur, demir ipi üzerinde gezinmenin bir zararı olmaz.

İzmarit Çaparisi

Yukarıda anlatılan üç köstekli yemli takımın 15-25 iğneli olanıdır. Kullanımı zordur. Alışık ve teknesi hazır olmayan için ise ömür törpüsüdür. Yukarıdaki gibi hazırlanan takımda köstek kalınlıkları aynı kalırken beden ve olta birer numara büyütülebilir.

Takımı kullanmak için sandala ikisi öne karşılıklı ikisi arkada karşılıklı olmak üzere 4 direk dikilir. Yemli çapari bedeni atılırken ve toplanırken bu direkler üzerine dizilecektir. Mümkün ise bir de yardımcı gerekir ki toplama, yemlemelerde çok vakit kaybedilmesin.

Ayrıca çapari bedenininde en az iki tane hatta daha fazla olacak şekilde hazırlanması gerekir. Avda normalde iki beden kullanılır, biri suda avlanırken diğeri sandalda direkler üzerinde yemlenip hazırlanacaktır. Bedenin olta tarafına yapılan kafa ve oltaya bağlanan kopçalı fırdöndü ile bir beden kolayca çıkartılıp diğeri bağlanabilecektir.

Sudaki takım çekilip fırdöndü ele geldiğinde fırdöndü bedenden ayrılıp diğer bedene bağlanır ve ikinci takımsuya indrilir çekilen takım da boşalan direklere serilerek balıkları ayıklanır, bedene dolaşan köstekler düzeltir ve yemlenir. Bu işleri yardımcı yapar.

Takımın kullanılışı da üç köstekli takıma benzer ama bu takımda genelde tasmalama yapılmaz beklenir. Oltadaki çırpınmaların artması balık miktarının da arttığını gösterir ve yeteri kadar olduğuna inanılıyorsa takım toplanır.

Yukarıda anlatıldığı şekilde genelde el oltası olarak düzenlense de 15-20 iğneli yapıp, iki ayrı kamışlı takım hazırlayıp sandala direk dikmeden veya tek ya da iki direkle işi çözmek mümkündür.

Takımın biri kullanılırken diğerini kamışla sandalda bırakılıp balıkların temizlenmesi ve yemlenmesi sağlanır. Bu şekilde düzenleme hem karışma riskini azaltacaktır hem de kullanım kolaylığı getirecektir. Yardımcı gene gerekir.

Savurma Takım

Aslında izmarit avında kullanılan takımlar hemen hemen hep aynı. Bu takımda yukadıda anlatılan üç köstekli takımın ya aynısı veya iki köstekli olanıdır. Farkı yukarıdaki takım sarkıtma olarak kullanılırken bu kıyıdan savurma olarak kullanılır.

Düzenlenmesi ve yemlenmesi aynı şekildedir. Tek fark kösteklerin daha uzun tutulması gerektiğidir. Bunun nedeni hem takım hafif iskandille dibe inerken, hem de çekilirken boş kalan köstekteki yemin sallanarak balığı kıskandırmasının amaçlanmasıdır.

Ağrılığı daha az seçilebilir derinliğe göre 40-50gr yeterli olur. Kıyıdan savrularak atılan takım dibe indikten sonra balık varsa vurur ve yakalanır. Taşlık kayalık yerlerde kullanılmaması uygun olur zaten bu tür yerler savurma takmlarına uygun yerler değillerdir. El oltası olarak düzenlenebileceği gibi doğru olanı makinalı kamışlı olarak düzenlemektir.

Alıntı: OltaMisna.com

Balık Avcıları | İzmit Balık Av Malzemeleri

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?